kupakiziaskdolu
1 Takipçi | 33 Takip
Kategorilerim

Kalbimden Dökülenler

Diğer İçeriklerim (2)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (1)

İlk Aşk

2014-08-07 21:15:00

6 yıl önceydi…

hayal meyal hatırlıyorum şimdi.

sahi, neden bu kadar bulanıklaştı hatıralarım?

bu kadar mı unutmak istemişim anılarımı?

ne kadar kaçmak istersem isteyim peşimi bırakmıyor işte, hep hatırlatılıyor anılar.

çocuk sayılacak bir yaştayım o zamanlar, daha yeni keşfediyorum benliğimi. kendimi bile henüz tanımıyorken nasıl oldu da cesaret ettim O’nu hayatıma sokmaya ? dedim ya çocuk yaştayım o zamanlar, insan sonunu düşünmüyor ki yaşarken.

ilk nerede görmüştüm O’nu ? sanırım bir okul çıkışıydı, bir arkadaşımın sevgilisi miydi neydi, onu görmeye gelmişti. o zamanlar pekte dikkatimi çekmemişti. 

ta ki o güne kadar. bir yaz tatiliydi. ben bisiklete biniyordum, O bir köşede sigarası yakmış oturuyordu. ikimizinde tepesi atmış bir gündü, o gün konuştuk ilk kez. sebebi neydi hatırlamıyorum. o günden sonra neredeyse her gün görüşmeye başlamıştık, çok iyi bir dost olmuştuk.

birlikte çok eğleniyor, bazen saatlerce dertleşiyorduk. derken bir gün aşık olduk birbirimize. çok tuhaf hissediyordum, anlatılmaz bir heyecan vardı içimde. çünkü ilk kez aşık olmuştum.

sevgili olduk diye bir şeyler değişmedi. hem ne değişebilirdi ki ? sadece artık O’nu gördüğümde daha heyecan doluydu kalbim. muhteşem duygular içerisindeydim. her şey mükemmel denilecek kadar güzeldi. 

ta ki ailem O’nunla görüşmeme karşı çıkıncaya kadar. her şey bir anda yerle bir olmuştu sanki. ailemize göre değilmiş ne fark eder ki ben sevdim, asiymiş saldırganmış anlaşamıyormuş kimseyle öyle demiş komşular. bana bir kere bile el kaldırmış değil ki hem ne dersem yapıyor. ha bir de ciddi bir ilişki için küçükmüşüm henüz, kandırırmış beni, duygularımla oynarmış.

her neyse tabi ki bunların hepsini kulak arkası ettim. gizli saklı görüşmeye devam ettik. bu, ilişkimize ayrı bir heyecan katmıştı ama günler çok zor geçiyordu. özlüyorduk birbirimizi. ayda 1-2 kez ancak görüşebiliyorduk. sağ olsunlar güzel dostlarımız vardı ara sıra birbirimizden haber götürüp getiren.

daha sonra ailem gizli saklı görüştüğümüzü de öğrendi. evimizde ki sessizlik bir anda bozuldu. her gün kavga, her gün bir mutsuzluk, anlaşmazlık…

ne olurdu sanki O’nu tanımam için bir şans verselerdi ? el alem ne dermiş. her şeyi ne çok biliyor şu el alem ! 

yaklaşık bir buçuk yıl böyle kaçıp kovalamayla geçti. ailem ve aşkım arasında sıkışıp kalmıştım. öyle zordu ki benim için iki taraftan da vazgeçmek olmazdı. çok ağır geliyordu omuzlarıma bindirilen yükler. yorgundum…

eve kapatıldım, iletişim araçlarıma el konuldu, arkadaşlarımla bile görüşemiyordum. aylarca haber alamadım O’ndan meraktan çıldıracaktım, duvarlar üstüme üstüme geliyordu, ne yapacağımı bilmez haldeydim ama bir an olsun vazgeçmeyi düşünmedim.

askere gideceğini öğrendim. hiç görüşemeden gitti. özgürlüğüme bir nebze kavuşmuştum. aramak istedim cesaret edemedim. aylarca görüşmemiştik ya vazgeçtiyse benden diye bir korku kapladı yüreğimi, cesaretimi topladım, aradım. korktuğum gibi olmadı. öylesine özlem doluydu ki sesi, gözlerimden yaşların akmasına mani olamamıştım.

tekrar devam ettik gizli saklı görüşmelere. kaç kere yakalandık, kaç kavga ettik ailemle bu yüzden, kaç tokat yedim hatırlamıyorum. vazgeçmedim yine de. elbet bir gün kabullenirler ümidiyle asla vazgeçmemeye yemin ettim adeta.

askerden döndüğünde ilişkimiz üç yılını tamamlamıştı sanırım. döndüğünde dev bir kavuşma oldu bizim için. hatırladığım kadarıyla bir buçuk yıldır falan görmemiştim yüzünü dokunmamıştım hiç.

dönüşü çok özeldi. ilk öpücüğünü vermişti bana. öyle heyecan doluydum ki anlatamam… ilk kez birini öpmüştüm hem de bir buçuk yıl hasret kaldığım adamı. öylesine tutkulu, öylesine masum bir öpücüktü asla unutamayacağım…

elbette hiçbir şey yoluna girmedi. ailemle aramdaki çatışma devam etti üstelik O’nunla da anlaşmazlıklar başladı aramızda. kendimi öyle mutsuz öle yalnız hissediyordum ki. ailem var ama uzağız aynı evin içerisinde, sevgilim var ama anlamsız bir anlaşmazlık var aramızda.

herkes üstüme gelmeye başlamıştı. herkes bir taraftan nasihat verir oldu. yanlış yapıyormuşum, O doğru insan değilmiş, bir an önce kaçıp kurtulmalıymışım. ailem, akrabalarım, arkadaşlarım beni O’nunla gören herkes.. hatta O’nun en yakın arkadaşları bile O’ndan uzak durmamı nasihat ettiler usanmadan. 

kafam karma karışıktı. bir türlü anlayamıyordum. neden ? neden herkes bu kadar endişeliydi benim için? en çok ta anlayamadığım herkesin görüp, benim göremediğim şey neydi O’nda ? bu sorular beynimi kemiriyordu. 

yavaş yavaş tükeniyordum. artık mücadele edecek gücü bulamıyordum kendimde. belki O’nunla da anlaşmazlıklar başlamasaydı bu kadar o gücü bulabilirdim kendimde ama arkamda kimsem yoktu yapayalnızdım.

liseyi yeni bitirmiştim. ilişkimiz dördüncü yılını tamamlamıştı. bir yaz tatildi. o yaz kendimi dinledim, olanları gözden geçirdim birer birer. ilişkimizi gözden geçirdim, duygularımızı… dört yıl öncesiyle sonrasını karşılaştırdım ne çok şey yaşanmış, ne çok göz yaşı akıtmışız. ne çok şey değişmiş o zamandan bu zamana. 

bir anda karar verdim. daha fazla mücadele edemezdim. hem belki de herkes söylediklerinde haklıydı bilmiyorum. ama bitmesi gerekiyordu artık emindim. yıllarca çabalayıp, mücadele ederek sürdürdüğüm bu ilişkiyi bir anda gözümü bile kırpmadan bütün yaşanmışlıkları çöpe attım. tastamam dört yılımı uğruna feda ettiğim adamı gözümü bile kırpmadan terk ettim.

hafifledim, omuzlarımdan büyük bir yük kalktı sanki. meğer ne çok yük bindirmişim sırtıma. bunların hepsini bir başıma ben taşımışım bunca yıl onu anladım.

O ne mi yaptı ? elbette bir anda kabullenemedi durumu. üzüldü çok, ağladı, yalvardı, bağırdı, hakaret etti, tehdit etti. ayrıldıktan sonra anlattıkları o saldırgan vahşi adamla tanıştım adeta. ama alıştı bir süre sonra. eminim O’da anladı, benim gibi O’da hafifledi. 

pişman mıyım? bilmem… belki de… ama yine de iyi ki var. tüm bu yaşananlar yıllarımı çalmış olsa da benden, çok şey öğrendim sayesinde. en azından artık kolay kolay canım yakmıyor hiçbir şey.

31
0
0
Yorum Yaz